12 Nisan 2007 Perşembe

Huyumca / O.M.Arıburnu

Ne kadar cigaram varsa cebimde
Onları uç uca
Ekledim
Ekledim
Ekledim

Bir köprü kurdum Üsküdara
Köprünün ortasında
Bekledim
Bekledim
Bekledim

Ne sen geldin ne başkası
Gariptir hayatın cilvesi
Cilvesi

Günler doğdu
Günler battı esmerce
Sevdiğim yâr ılık, ılık
Mazlumca
Göremedim bir yol onu
Selvi selvi boyunca
Gayrı küstüm cümlenize
Huyumca
Huyumca



Orhon Murat Arıburnu

aşk’a şiirler, Derleyen Tanju Cılızoğlu,
Üç Yayınları, 1970

Etiketler:

Yaz Yağmuru






Biliyordum salkımsöğüt, özlemiştin
kadınsı bir sabırla beklemiştin.
Dallarını öyle bir savuruyordun ki günlerdir
bir eda, bir cilve, bir işve...
kim dayanabilirdi ki, geldi işte...

Biliyorum salkımsöğüt,
kurtulabilseydin köklerinden, ona kaçacaktın
bıkmıştın beklemekten, yağmuruna koşacaktın.

Ne park bank'da kimse kaldı, ne "balkon pub"da biz,
'Kaçın, yıkarım!" diye gürlemişti sevgilin
çim yatağınız seriliydi, tertemiz,
ıslak toprak kokusuyla parfümlenmiştin
tahminim; çılgınca seviştiniz.

şimdi biraz utangaç, durgun ve sessizsin salkımsöğüt
yaprağın kıpırdamıyor.
sevgilinin yıkadığı gövdenden,
kurumaya yüz tutmuş
son damlalar akıyor.

üzülme güzelim...
gün gelir, kavuşursunuz yine, eminim.
yine rüzgâr eser
savurursun dallarını, bulutlara doğru uçar yaprakların
kokun; yolunu keser
döner yağdırır damlalarını, imkânsız sanılan aşkların.

Ben kaçarım içerilere, yine başbaşa kalırsınız.
En fazlasından,
sıçrayan mutlululuk damlalarınız ile
uzattığım, arka camdan;
avuçlarımdaki yorgun yüreği de ıslatırsınız.


M.Müfit Uzman

090606

Etiketler:

Sinyalizasyon

Kırmızı

Sarı

Yeşil


Hiçbiri sönük değil; sinyalizasyon arızalı.


Her şey birbirine girmiş,
yollar kördüğüm,
ortalık arapsaçı.

Dursan durulmaz
gitsen gidilmez
geri dönülmez.

"Köy" de görünüyor ama;

nasıl ulaşmalı?


M.Müfit Uzman

080606

Etiketler:

Ortak Bir Işık / Enis Batur


Bekledik, gelmediler. Açtık
pencereleri, kulak kesildik seslere
gündüz ve gece, taradık tek tek
istasyona inen yorgun yüzleri,
ufuktaki lekelere ayarladık dürbünü:
Bekledik, kırık, gelmeyeceklerini
anladıktan sonra bile.

Görkemli geçmedi günler burada:
Sıradan, sade, dingin anlar kovaladı
sıradan, sade, kekre anları: Yoktu
büyük fırtınalar öyle, büyük büyüler
kurulup çözülmedi bu yaz: Her zamanki
nedensiz hüzünler, çocukların şaşkın
falı, biraz tatilde kasaba sosyolojisi,
biraz başı boş konuşmayla döndü takvimler.
Gözümüz yoldaydı gelmediler.

Odalara çekilip şiir okuduk
içimizden: Seferis ve Montale,
Akdeniz dolu dizeler, hepsi genizden.
Durup dururken yürüyüşe çıktık
akşamları, durup dururken sustuk
yakalamış gibi seyrek bir anlamı,
dağ köylerine çıkıp bir gün
öyküsünü dinledik süngerci
oğulların, unutulmuş bir kadınla
konuştuk bir başka gün, tansıklar
izledi birbirini sonra: Bir atmacaya
baktık uzun uzun avının gözünden,
sağanak indirdik kavruk mevsimin
ortasına, bir yangını söndürürken
bir başkasını başlattık: Durup
dururken gelebilirdiniz, bekledik.

Hazırdı sofra: Semizotu ve sarımsak,
elimizle topladığımız kekik, incir,
nane: Hazırdık sürdürmeye telaşı
ve coşkuyu bıraktığımız yerden.
Geçmişin nasıl geçtiğini, nasıl
geleceğini geleceğin soracaktık.
Dinmezdi ağrı üstüne gitmedikçe,
açılmazdı bu koyu sis
tutmadıkça kökünden ortak bir ışığı,
içinde olacaktık içimizdeki korkunun:
Bekledik gelmediniz.

Eksikti önemli bir şey, başladığında
dönüş, bavulu kapatamadık. Döndük
odalara baktık yeniden, aradık
taşlık ve hayatta: Neydi yitirdiğimiz
anlayamadık. Yarım bir duyguydu belki,
belki sürüp giden bir gündüşü,
kendimizde beslenmiş,
ötekinde sönmüş bir ateşti belki de,
eşiğine dayanıp göremediğimiz:
Bekledik, gelseydiniz.



Enis Batur

Etiketler: